Bu aralar hangi blog a uğrasam birileri regl ağrısı çekiyor. Yıllardır ben de aynı acılardan müzdariptim. Öyle bir acı ki okula, işe gidemiyordum. İşe gitmeyi bırak acıdan, ayaklarımın ağrısından, titremesinden ve mide bulantısından ayağa kalkamıyordum. ( sinir, stres, ağlama krizlerini saymıyorum) Acaba kist mi var? Ben de kesin bir şeyler var? diye diye kendimi yiyordum. Sonra bir gün bütün korkularımı bir kenara bırakıp doktora gitmeye karar verdim. Karnıma jel sürüldü, ultrasonla bakıldı allaha şükür kist mist çıkmadı.
1 Nisan 2009 Çarşamba
Çekmediğim Dertler Çile Kalmadı..... !!!!
Gönderen tugbisimm zaman: 15:19 7 yorum
Etiketler: Adet sancılarım son buldu, Magnesium Diasporal 300, Regl ağrılarım yok oldu
24 Mart 2009 Salı
İlk Mimim :)))
Aysed seni en çok etkileyen kitap hangisi demiş ve mimlemiş. :)) Kendisine mim için teşekkür ediyorum. Kolay gibi dursa da benim için çok zor bir soru aslında bu. Kitap bambaşka bir şey benim için. Kitabı ilk elime aldığımda koklarım, arka kapağını okurum, sonra doğal olarak önsözünü işte o önsözün bitmesiyle cast'ını yaptığım ve yönettiğim filmimi satırların arasında izlemeye başlarım. Kitaba gömülmüş, dünya ile ilişkimi kestiğim o anların yerini hiçbir şey tutamaz heralde.
Çocukluğumda eve giren her kitabı önce annem okur sonra sıra bana gelirdi. Sanırım bu özelliğimi nerden aldığım ortada. Kitabı okur eğer ağır bir kitapsa bence bunu daha sonra okumalısın önce şunları oku der, beni yönlendirirdi. Gece yatağıma girer girmez başucumdaki kitabımı alır onunla uykuya dalardım. Aslında ilk zamanlar bu benim için oyuna dönmüştü. Her kızın babasından övgüler alması hoşuna gider değil mi ? Benim de hoşuma giderdi. Yatma vaktim geldiğinde yatağıma kurulur elimde kitabım gözlerimi kapıya diker babamın kapıdan girmesini beklerdim. Her gece mutlaka odama uğrar, beni elimde kitapla görünce gözlerinin içi parlayarak ne kadar tatlı olduğumu, kitap okumamın onu çok mutlu ettiğini, bu alışkanlığımı çok beğendiğinden bahseder, bazen kitap hakkında sorular sorar bazen de sesli okumamı ister beni dinlerdi. Sonra gurur dolu bakışlarıyla yanağıma kocaman bir öpücük kondurur, iyi geceler diler yanımdan öyle ayrılırdı. Çocukken seni en etkileyen kitap hangisi diye sorsalar düşünmeden "Şeker Portakalı" ve Simyacı derdim. Şeker Portakalı'nı ilk okulda Simyacıyı ortaokulda okumuştum.

Kürşat Başar, bir kadının duygularını bu kadar etkileyici, içten ve detaylı anlatmasıyla beni şaşkına çevirdi. Romanın asıl kahramanlarının Fatin Rüştü Zorlu ve yasak aşkı Vesamet Hanım'ın olduğunu bilmem, benim için kitabı daha çekici kıldı. Yakın tarihe ilgi duyan herkesin bu yasak aşk masalını okumasını tavsiye ederim. Daha önce de yazmıştım Kurtlar İmparatorluğu'nun kitabını okuyanların filmi beğenmesi zor. Belki de benim kafamda kurduğum mekanlarla ve kişilerle özdeşmediği için ben beğenmedim bilmiyorum ama kitabın okunmasını şiddetle tavsiye edebilirim. Bitmesini istemeyeceksiniz. Zaten kitabın arka kapağında yapılan yorumlar kitap hakkında yeterince referans veriyor bence.
'Gerçekten etkileyici bir yazar.'
-The Guardian- '
Grange güçlü bir kalem. Onu seviyorum.'
-Anita Brookner, The Spectator-
'Eleştirilere, mantığa, gerçeğe meydan okuyan bir kitap...'
-The Washington Post-
'Paris'te sokak sokak, cadde cadde yaşanan bir kedi-fare oyunu... İstanbul'a kadar süren ve Nemrut Dağı'nda sona eren bir kaçma-kovalamaca... Jean-Christophe Grange'ye yaraşır bir kitap.'
-Le Monde-
Seri cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denis'deki Küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaçlara alet edilmesi. Paris'i kana boyayan Türk mafyası. Kızıl Nehirler'in, Taş Meclisi'nin ve Leyleklerin Uçuşu'nun yazarı Grange'den yine çarpıcı, yine soluk soluğa bir roman.
Gelelim mime ben de; Gudubettin-i Aşikar'ı, Hiç kimse'yi,
Mehbup'u, ve Lemur'u mimliyorum.
Gönderen tugbisimm zaman: 10:28 2 yorum
Etiketler: Fatin Rüştü Zorlu ve Yasak Aşkı Vesamet, Kurtlar İmparatorluğu, Kürşat Başar Başucumda Müzik
19 Mart 2009 Perşembe
Yazmış Olmak İçin Yazmak
Çok uzak kaldım senden bu aralar. Ama talihsizlik yakamı bırakmıyor. Hafta başında bilgisayarda çalışırken birden bire öğrencilerin bütün bilgilerinin bulunduğu ajans klasörü silindi. Sildim demiyorum çünkü nasıl olduğunu anlayamadım. Hemen bilgi işlemi çağırıp bakmalarını rica ettim. Ne yaptılarsa olmadı, dosyalar bulunamadı. Allahtan bölük pörçük yedeklerini almıştım bazı dosyaların. Kurtarılamayan dosyaları tekrar yazdım, düzenledim falan filan. Boşuna yorgunluk oldu yani...
Gönderen tugbisimm zaman: 13:53 4 yorum
Etiketler: GlGlucophage inanılmaz kilo verdiyormuş, helipak yan etkileri, Yok yere canım sıkılıyor, zorla olmuyor bu işler
